İnşaat iş kazasında alt işveren ile asıl işverenin müteselsil sorumluluğu ve iş güvenliği tedbiri eksikliği
Karar Özeti
Davacı işçi, bir inşaat projesinde alt işverene bağlı olarak iskele üzerinde çalışırken iskelenin çökmesi sonucu düşerek kalıcı iş göremezliğe uğramış; hem alt işveren hem de asıl işveren olan genel müteahhide karşı maddi ve manevi tazminat davası açmıştır. Asıl işveren, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini sözleşmesel olarak alt işverene devrettiğini ve kendi sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. Alt işveren ise kazanın tamamen öngörülemeyen bir iskele malzeme hatasından kaynaklandığını ileri sürmüştür. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi her iki savunmayı da reddetmiştir: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 2 ve 4. maddeleri, iş güvenliği yükümlülüğünün işverenin sözleşmesel devir yoluyla tamamen üzerinden atamayacağı asgari bir standart oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Asıl işveren, alt işverenin çalışanlarının güvenliğini alt işverenle birlikte koordineli biçimde sağlamakla yükümlüdür. Olayda iskelede zorunlu güvenlik belgelendirmesinin yapılmadığı, yük taşıma kapasitesinin test edilmediği ve SGK iş kazası tutanağında iş güvenliği tedbirlerinde ciddi eksiklikler bulunduğu tespit edilmiştir. Kusur oranı asıl işverende %40, alt işverende %60 olarak belirlenmiş; her iki işverenin bu oranlar çerçevesinde müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği hükme bağlanmıştır. 2026 yılı kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, asgari ücret tabanı 33.030 TL brüt, SGK işveren prim payı %21,75 olup hesaplamalarda bu veriler esas alınacaktır.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma