Servis aracındaki kazanın iş kazası sayılıp sayılmayacağı ve işverenin servis hizmeti organizasyonundan doğan sorumluluğu
Karar Özeti
Davacı işçi, işverenin tahsis ettiği servis aracıyla işe giderken yaşanan trafik kazasında yaralanmış; sağ elinde kalıcı fonksiyon kaybı oluşmuştur. İşveren, servis hizmetinin bir taşeron firma tarafından yürütüldüğünü ve kendi kusuru bulunmadığını savunarak sorumluluktan kurtulmaya çalışmıştır. SGK, olayı iş kazası olarak tescil etmiş; ancak mahkemede tazminat davasında işverenin sorumluluğu tartışmalı kalmıştır. Yerel mahkeme, taşeron firmanın sürücüsünün tam kusurlu olduğuna hükmetmiş ve işveren sorumluluğunu hafifletici kusur oranıyla sınırlandırmıştır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca işveren tarafından sağlanan taşıma aracıyla iş yerine gidip gelme sırasında meydana gelen kazalar iş kazası niteliğindedir. İşveren, servis hizmetini bir taşeron aracılığıyla yürütse dahi bu hizmet onun yönetim ve denetim sorumluluğu altında sunulduğundan servis organizasyonundaki her türlü kusur işverene yüklenir. Taşeron sürücüsünün tam kusurlu bulunması işveren sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; işveren, taşeronu seçerken gerekli özeni gösterdiğini ve hizmet sırasında gerekli denetimi uyguladığını ispatla yükümlüdür. Somut davada servis aracının zorunlu trafik sigortası dışında ek güvenlik denetimine tabi tutulmadığı anlaşılmıştır. İşveren, en az yüzde yetmiş kusur payıyla sorumlu tutulmalı; manevi tazminat da kalıcı iş göremezlik dikkate alınarak artırılmalıdır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma