Evlilik nedeniyle işten ayrılan kadın işçinin kıdem tazminatına hak kazanması için bir yıllık evlilik koşulunun aranmaması
Karar Özeti
Davacı kadın işçi, çalıştığı tekstil fabrikasında dokuz yıllık kıdemiyle evlendiğini ve evlilik tarihinden itibaren bir yıl geçmeden iş sözleşmesini feshettiğini bildirerek kıdem tazminatı talep etmiştir. İşveren, 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin kadın işçi lehine getirdiği evlilik nedeniyle kıdem tazminatı hakkının yalnızca evlilikten sonra bir yıl içinde iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde uygulanabileceğini; başvuruda ise evlilikten üç ay sonra fesih yapıldığını öne sürerek tazminatı reddetmiştir. Yerel mahkeme işveren lehine karar vermiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu kararı bozmuştur: 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin ilgili fıkrası, 'evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde' iş sözleşmesini kendi rızasıyla fesheden kadın işçinin kıdem tazminatına hak kazanacağını düzenlemekte olup bu hükmün amacı evli kadının çalışmaya devam etmek isteyip istememesini özgürce belirleyebilmesini sağlamaktır. Söz konusu düzenleme bir hak tanımakta olup 'bir yıl içinde' ifadesi hakkın kullanım süresiyle ilgilidir; bu süre geçirildikten sonra artık bu özel hüküm işletilemez. Başvuran işçi ise evlilikten üç ay sonra feshini gerçekleştirdiğinden bir yıllık süre içinde hareket etmiştir ve kıdem tazminatına hak kazanmaktadır. İşçinin evlilik nedenine dayanan feshi için ayrıca zorunlu bir bekleme süresi öngörülmemiştir. 2026 kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL esas alınarak brüt giydirilmiş ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğine hükmedilmiştir. Brüt asgari ücret 33.030 TL, SGK işveren prim payı %21,75'tir.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma