Uzun süreli psikolojik taciz (mobbing) nedeniyle manevi tazminat ve iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı fesih hakkı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir kamu iktisadi teşebbüsünde mühendis olarak on dört yıl görev yaptıktan sonra bölüm değişikliği sonrasında yöneticisinin sistematik dışlama, küçük düşürücü görev değişikliği ve toplantılarda söz hakkı vermeme gibi davranışlara maruz kaldığını ileri sürerek 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-b maddesi kapsamında iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmiş; kıdem tazminatı ve manevi tazminat talep etmiştir. Yerel mahkeme, mobbing iddiasını ispat edilemez bulmuş ve manevi tazminat talebini reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur: Mobbing davalarında ispat yükü diğer iş uyuşmazlıklarına kıyasla daha esnek yorumlanmalıdır; işçi sistematik ve tekrarlayan olumsuz davranışların varlığını kuvvetli emarelerle ortaya koyduğunda ispat yüküne ilişkin yük işverene geçer ve işveren bu davranışların kasıt taşımadığını ya da meşru yönetim gereği olduğunu kanıtlamak durumundadır. Yönetim kararlarının sıklığı, muhatap çevresinin daralması, görev tanımının tek taraflı ve anlamsız biçimde daraltılması, mesai dışı iletişim baskısı gibi olgular bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Tanık beyanları, e-posta kayıtları ve psikolog raporları gibi dolaylı deliller birlikte ele alındığında somut olayda mobbingin oluştuğu sonucuna varılabileceğinden kıdem tazminatı ile birlikte en az 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği vurgulanmıştır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL'dir.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma