İkale (bozma sözleşmesi) akdinde işçinin serbest iradesinin araştırılması ve makul yararının bulunup bulunmadığının tespiti
Karar Özeti
Davacı işçi, on iki yıldır çalıştığı lojistik firmasında departman müdürü olarak görev yaparken işverenin teklif ettiği ikale sözleşmesini imzalamış; sözleşmede kıdem ve ihbar tazminatları ile sekiz aylık ek ödemenin yapılacağı taahhüt edilmiştir. Ancak davacı, imzalamadan önce kendi aleyhine olduğunun farkında olmadığını, baskı altında hareket ettiğini ve bu ek ödemenin gerçekte piyasa koşullarında hak kazanacağı tutarın çok altında kaldığını sonradan öğrendiğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi, yazılı ikale sözleşmesini geçerli saymış ve davayı reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ikale sözleşmelerinin geçerliliğini incelerken salt sözleşmenin varlığıyla yetinilmemesi gerektiğini vurgulayarak kararı bozmuştur. Daire, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihadını hatırlatarak ikale teklifinin işverenden ya da işçiden gelmesine bakılmaksızın, işçinin elde ettiği makul yararın somut biçimde tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Makul yarar; salt kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesinden ibaret olmamalı, iş güvencesi tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar da değerlendirmeye dahil edilmelidir. Davacının imzaladığı sırada psikolojik baskı altında olup olmadığının tanık beyanları ve e-posta yazışmaları ile araştırılması, ek ödemenin asgari yasal haklar açısından yeterli olup olmadığının bilirkişi marifetiyle hesaplanması ve sonucuna göre ikale sözleşmesinin geçerliliği konusunda yeniden değerlendirme yapılması gerekmektedir. 2026 yılı kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, brüt asgari ücret 33.030 TL olup hesaplama bu tutarlar esas alınarak yenilenmelidir.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma