Alt işveren muvazaası — asıl işin bölünerek taşerona verilmesi ve işçilerin asıl işverenin çalışanı sayılması
Karar Özeti
Davacı işçi, bir kamu iktisadi teşebbüsüne ait fabrikada alt işveren bünyesinde on bir yıl boyunca üretim hattında çalışmış; iş sözleşmesinin feshinin ardından asıl işveren konumundaki kamu şirketine karşı kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarını talep etmiştir. Asıl işveren, muvazaa iddialarını reddederek alt işverenle kurulan ilişkinin yasaya uygun gerçek bir hizmet alım sözleşmesine dayandığını savunmuştur. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi yerel mahkemenin kararını bozmuştur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi ve ilgili yönetmelik uyarınca asıl işverenin kendi asıl işini ya da asıl iş ile ayrılmaz bütün oluşturan yardımcı bir işi, alt işverene vermesi muvazaa karinesini doğurur. Muvazaanın tespitinde şu ölçütler belirleyicidir: alt işveren çalışanlarının asıl işverenin yönetim, denetim ve talimatı altında çalışıp çalışmadığı; kullanılan makine, ekipman ve hammaddenin kime ait olduğu; alt işverenin bağımsız bir organizasyona sahip olup olmadığı; ve alt işverenin işçiye karşı fiilî işveren gibi davranıp davranmadığı. Somut davada üretim hattının asıl işverenin mühendisleri tarafından yönetildiği, araç-gerecin asıl işverene ait olduğu ve alt işverenin müstakil bir yapısının bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu koşullar altında ilişkinin gerçek bir taşeronluk ilişkisi değil, muvazaalı bir işçi temini olduğuna hükmedilmiştir. Muvazaanın kabulü hâlinde işçiler, ilk günden itibaren asıl işverenin çalışanı sayılır; tüm kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer haklar asıl işverene yöneltilebilir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma