Mevsimlik işçinin kıdem tazminatı hesabında ara dönemlerin kıdeme dahil edilip edilmeyeceği ve fiili çalışma süresinin tespiti
Karar Özeti
Davacı işçi, bir turizm tesisinde nisan-ekim dönemleri arasında sezon boyunca çalışmış; dokuz yıl süren bu mevsimlik istihdam ilişkisinin ardından iş sözleşmesinin işverence sona erdirilmesi üzerine toplam çalışma süresini (yaklaşık 63 ay fiilî çalışma ve 63 ay ara dönem) esas alarak kıdem tazminatı talep etmiştir. İşveren, mevsim aralarında çalışma ilişkisinin askıya alındığını ve bu dönemlerin kıdeme dahil edilemeyeceğini savunmuştur. Yerel mahkeme yalnızca fiilî çalışma sürelerini esas alarak hesaplama yapmıştır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Mevsimlik çalışmalarda kıdem tazminatının hesabı iki koşulun birlikte değerlendirilmesini gerektirmektedir: İlk olarak, sezonlar arası dönemde iş sözleşmesinin fiilen sona erip ermediğinin belirlenmesi gerekir; taraflar arasında yazılı sözleşme yoksa sezon sonunda ödeme bordrosu düzenlenmemiş olması, SGK bildirimlerinin devam etmesi ve işçinin her sezon aynı işyerinde çalışması sözleşmenin askıda kaldığını gösteren olgulardır. İkinci olarak, sözleşme askıda iken geçen ara dönemler fiilî çalışma süresi sayılmasa da toplam kıdem süresinin hesabına dahil edilmelidir; zira kıdem tazminatında esas alınan süre 'çalışma yılı' değil 'iş ilişkisinin süresi'dir. Somut davada taraflar arasındaki ilişkinin hiçbir zaman gerçek anlamda sona ermediği, her sezon aynı pozisyonda çalışıldığı ve SGK primlerinin aralıksız yatırıldığı anlaşıldığından ara dönemler de kıdeme dahil edilmelidir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma