Emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini fesheden işçinin kıdem tazminatı hakkı — SGK yaşlılık aylığına hak kazanma koşulunun gerçekleşmesi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir inşaat şirketinde teknik ofis şefi olarak on yedi yıl çalışmış; SGK'dan emeklilik koşullarını sağladığını öğrenmesi üzerine iş sözleşmesini 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatına hak kazanarak sona erdirmiştir. İşveren, işçinin fesih bildiriminden sonra fiilen çalışmaya devam ettiğini ve emeklilik dilekçesini geri çektiğini savunarak kıdem tazminatı ödemeyi reddetmiştir. Yerel mahkeme işverenin iddiasını yerinde bulmuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler saptanmıştır: Emeklilik nedeniyle yapılan fesih bildirimi, işçi tarafından geri alınabilmesi için işverenin açık ya da zımni kabulü şarttır; işverenin sessiz kalması ya da fiilen çalıştırmaya devam etmesi, fesih bildiriminin geri alındığı anlamına gelmez. Fesih bildirimi işverene ulaştığı anda hüküm doğurur ve tek taraflı geri alınamaz. Emeklilik nedeniyle yapılan fesihte kıdem tazminatına hak kazanılabilmesi için yalnızca SGK'ya emeklilik başvurusunda bulunulmuş olması yeterli olmayıp yaşlılık aylığı bağlanmış ya da bağlanmasına ilişkin kararın tescil edilmiş olması gerekmektedir. Somut olayda davacının fesih tarihinde bu koşulları taşıdığı belge ile ispat edilmiş olup yerel mahkemenin aksi yöndeki değerlendirmesi hatalıdır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma