Fesih bildiriminde yazılı şekil ve fesih sebebinin açık gösterilmesi zorunluluğu — sözlü feshe bağlı hukuki sonuçlar
Karar Özeti
Davacı işçi, bir perakende zincirinde mağaza müdürü olarak altı yıl görev yapmış; işvereni tarafından önce sözlü olarak işten ayrılması gerektiği bildirilmiş, ardından 'genel sebepler' ifadesi içeren tek cümlelik yazılı bir fesih bildirimi kendisine teslim edilmiştir. Davacı, fesih bildiriminin usul ve esas açısından geçersiz olduğunu ileri sürerek işe iade talebinde bulunmuştur. Yerel mahkeme, yazılı bildirimin şeklen yeterli olduğuna hükmederek davayı reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. 4857 sayılı İş Kanunu m.19 uyarınca iş sözleşmesinin feshinde iki temel şart birlikte aranır: (1) feshin yazılı yapılması ve (2) geçerli fesih halinde fesih sebebinin açık ve kesin biçimde bildirime yansıtılması. 'Genel sebepler' veya 'iş gereklerinden kaynaklanan nedenler' gibi muğlak ifadeler, fesih bildirimini usul açısından geçersiz kılar; işveren, nedenin hangi somut olgu ya da koşuldan kaynaklandığını açıklamak zorundadır. Sözlü fesih girişimi başlı başına hukuki sonuç doğurmaz; ancak sözlü bildirim yapıldıktan sonra daha sonra düzenlenen yazılı bildirimin zamanlaması, işverenin gerçek niyetini ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilebilir. Fesih bildirimi şekil açısından geçersiz ise bunun işe iade ya da kötüniyet tazminatı sonucunu doğurup doğurmadığı işçinin kıdemi ve iş güvencesi kapsamında bulunup bulunmadığına göre belirlenir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma