İşyerinde sistematik psikolojik taciz (mobbing) nedeniyle tazminat — tanık beyanlarının delil değeri ve ispat yükü
Karar Özeti
Davacı işçi, bir sigorta şirketinde müşteri ilişkileri uzmanı olarak yedi yıl görev yapmış; bu süreçte doğrudan amiri tarafından sürekli aşağılayıcı yorumlara, kasıtlı görev dışı bırakmalara ve hedeflerin sürekli değiştirilmesine maruz kaldığını öne sürerek haklı nedenle istifa etmiş ve manevi tazminat talep etmiştir. Yerel mahkeme, somut belge bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Mobbing davalarında doğrudan yazılı belge her zaman mevcut olmayabileceğinden tanık beyanları, işçinin sağlık durumunu gösteren psikolojik raporlar ve insan kaynakları şikayet kayıtları birlikte değerlendirilmelidir. Davacının yıldırma eylemlerinin yaşandığı dönemde psikolojik destek almaya başladığını gösteren sağlık kayıtları ile aynı birden fazla çalışanın benzer deneyimlerini anlatan tanık ifadeleri, mobbingin varlığına güçlü karine oluşturur. İspat yükü bu aşamadan itibaren işverene geçer; işveren, iddia edilen davranışların gerçekleşmediğini ya da meşru iş gereklerinden kaynaklandığını somut delillerle ispat etmek zorundadır. Mobbingin tespiti halinde, hem işverenin organizasyonel sorumluluğu hem de faili olan yöneticinin kişisel sorumluluğu gündeme gelir. Tazminat belirlenirken yıldırma eylemlerinin süresi, yoğunluğu ve davacının kişilik haklarına verilen zarar esas alınmalıdır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma